_
_
   İbadetlerini yaptığı halde kendisini çirkin işlerden ve fenalıklardan sakındırmayanları âlimlerimiz, abdest alırken suya dokunmayan ancak abdest aldığını zanneden kişiye benzetirler.

   Oruç tuttuğu halde günahlardan sakınmayan insanlar, üzerlerine farz olan bir görevi sadece 'yapmış olmaktan' fazla bir şey kazanamamışlardır.

   Peygamber Efendimiz:
   "Oruç tutan öyle insanlar vardır ki onların kârı sadece açlık ve susuzluk çekmektir."(İbni Mace sıyam 21)

   İmam Gazali Hazretleri oruç tutan müminleri üç gurupta toplar:

1- Avamın orucu (Alt tabakanın orucu)
   Buna sıradan halkın tuttuğu oruç ta denir. Orucu zahiren bozan şeylerden sakınırlar. Bu çeşit oruç tutanlar ağız ve edep yerlerini oruç müddetince korurlar. Buna rağmen haramı işlemekten de kendilerini alıkoyamazlar. Böylelikle tutulan orucun sevabını ve faziletini kaçırmış olurlar.

2- Havas orucu (Üst tabakanın orucu)
   Bu oruç çeşidinde yukarıdaki esaslara riayet etmekle beraber gözünü, kulağını, dilini, elini, ayağını ve diğer azalarını günahtan korumak esastır. Oruçlarını daha dikkatli tutarak faziletli hale getirirler. Böylece orucun en büyük hedefi olan takvaya ulaşmak hasıl olsun diye bütün organları ile oruç tutarlar. İslam âlimleri, veli ve kâmil zatlar, Salih müminlerin oruçları gibi.

3- Ahassü'l Havassın orucu (En üst tabakanın orucu)
    Yukarıdaki iki şartı yerine getirmekle birlikte kalbini adi düşüncelerden ve dünya sevgisinden arındırarak Allah'tan başka bir şeye gönlünü bağlamayan kulların orucu. Bu gibi zatlar, kalplerine Allah ve ahiretten başka hiçbir şey getirmezler. Dünya işlerinde de ahireti gözetirler. Kalplerine bunun dışında bir şey gelirse oruçlarını bozulmuş bilirler. Peygamberlerin, sıdıkların ve mukarrebun makamındakilerin orucu gibi.

   İmam Gali Hazretleri orucun nasıl fayda vereceğini şöyle açıklıyor:

   İnsanoğlu, gündüz yemediğini, akşam bir oturuşta toplayıp yerse, şehvetini nasıl kırabilir? Baş düşmanı nefsin ve şeytanın belalarından nasıl kurtulabilir? Hâlbuki günümüzde pek çok insan, nefis yemeklerle akşam sofrasından oturup, diğer aylarda yemediklerini bu ayda yemeyi bir alışkanlık haline getirmiş bulunuyor.

   Oysa oruç tutmaktan maksat, takvaya ulaşmaktır. Takva ise nefsin terbiye edilmesi ile mümkündür. Nefsi terbiye edilmemiş bir insanın perhiz şekline getirerek tuttuğu oruçtan ne fayda umulur? Oruçtan amaç şehvetlerini ıslah etmektir. Arzu, heves ve şehveti kırmaktır. Mideyi akşama kadar boş bekletip, akşam da bol bol nefis yiyeceklerle doldurursak, nefsin ve arzu ve istekleri azgınlaş mı?

   Oruç, şeytanın yollarını tıkamak içindir. Bu nedenle iftar soframız her zaman ki gibi olmalıdır. Hatta ruhumuzun açlığı daha iyi anlayabilmesi için gündüzleri fazla uyumamak orucun adabındandır. Teheccüd, gece namazını, virdlerini hızlandırır (çoğaltır). Umulu ki bu sayede şeytan o kişinin kalbine yaklaşamaz. Ve kişi, manevi âlemin huzuruna erer. Kadir gecesinden yararlanır. Bütün bunların kâmil anlamda olabilmesi, aradan perdelerin kalkması için insanların, Allah Teala'dan başkasına yönelmemesi gerekir.(İhya 1–664)

   Ramazan ayı kazanma ayıdır, eğlencelerle ve boş işlerle geçirilecek bir zaman dilimi değildir. Elimizden geldiği kadar en azından bu ayda TV'den uzak duralım, gönlümüzden tefekkür ve şükür, elimizden tesbih, dilimizden zikir düşmesin.


www.ismailaga.info
SENİN ORUCUN HANGİSİ?
..............................................................................................................................
GÜNCEL YAZILAR