''İstanbul'un Türk halkı (Osmanlı zamanında), Avrupa'nın en nazik ve en kibar topluluğudur.Koca şehrin en ıssız sokaklarında dahi bir yabancı için hiçbir hakaret ve zarara uğrama tehlikesi yoktur.Hatta namaz vakitlerinde bile camileri gezmek kabildir. Bu ziyaretlerde bir ecnebi, kiliselerimizi dolaşan bir Türk'ten daha çok hürmet ve riayet görebileceğinden emin olabilir.Halk arasında küstahça bir bakış şöyle dursun, fazla mütecessis bir nazara bile hiçbir zaman tesadüf edilmez.Kahkaha sesleri gayet nadirdir.Sokakta kavga eden ayak takımı da enderdir.Kapı, pencere ve dükkanlardan hiçbir kadın sesi çıkmaz.'' (Edmondo de Amicis)
Dünyaya hükmeden Osmanlı'nın temelinde tasavvuf (tarikat) vardı.
Osmanlı dediğimiz zaman aklımıza padişahlar gelmemelidir.
Osmanlı'yı Osmanlı yapan halktır.Ceddimiz, atalarımızdır.
Askeriyle, Köylüsüyle, şehirlisiyle, Anadolu insanıyla bir bütündür Osmanlı...
''İstanbul'da kardinal şapkası görmektense, Türkler'in sarığını görmeyi tercih ederim.''(Notaras)