Ders ayeti:
   "Mal ve oğullar dünya hayatının zinetidir. Baki kalacak iyi ameller, Rabbinin indinde sevabca ve amel yönünden daha hayırlıdır."

   Mal, insanın elde etmek istediği her şeyi içine alır. Altın,gümüş maldır. Ev, arsa, fabrika, dükkan, dükkan maldır. Sığırlar,koyunlar ve diğer hayvanlar maldır.

    Mal, kendisinden faydalanılması ve toplanılması mümkün olan herşeye denir. Bütün eşyalar, halılar, kilimler hepsi maldır. Mal ve oğullar nefsin süsüdür. Kişi bunlarla övünür, halbuki bunlar fanidir.

   Mevla Teala, dünya hayatının fani olduğunu, dünyanın malına, mülküne güvenilmeyeceğini, Kehf suresinin bir başkaayet-i celilesinde bir misalle şöyle beyan buyurmaktadır.

  "(Ey Resulüm!) Onlara (Mekke halkına), dünya hayatının halini şöyle temsil yap: (Dünya hayatı) Gökten indirdiğimiz bir yağmura benzer ki, onunlaarzın bitkileri (her renk ve çiçekten) birbirine karışmış, nihayet bir çöp kırıntısı olmuştur. Rüzgarlar onu savurur gider, Allah herşeye muktedir bulunuyor. (Ayet:45)
   İşte bir insanın dünyada geçirdiği bebekliği, gençliği, gelin ya da damat olması, sonra da yaşlanıp ölmesi, bitkilerin yeşermesi akabinde solup rüzgar tarafından savrulup yok olması gibidir.

   Mallarımız, evlatlarımız, torunlarımız, malik olduğumuz, herşey, madem ki bir gün elimizden çıkacak, bizde bu hengamenin arasından dünya hayatımızda ahiret hayatımız için lazım olacakları kapalım.

   Üstadım Ali Haydar Efendi (kuddise sirruhu) Hazrteleri buyururdu:
"Mal yılandır, rütbe ondan daha zararlıdır, ilim azgınlık sebeplerindendir."

   Mal ata benzer. Bir kimsenin güçlü kuvvetli sıhhatli bir atı olsa, sahibi de ona binmesini, onu kullanmasını bilse, o at ile ne mesafelere gider, ne zor işlerini halleder, ne yükler taşır. Yani sahibi akıllı olursa, ondan tam manasıyla istifade eder. Ama sahibi akıllı olmaz ise, onu idare etmeyi bilmezse, at onu sırtından yere atar, belkide üstüne basar ölümüne sebep olur.

   İlim kötü adamın eline düşerse, dünya fesada uğrar, iyi adamın eline geçerse, dünya abad olur. Yağmur taneleri yılann midesine gittiğinde zehir olur, o taneyi bazı deniz mahlukları yuttuğunda ise inci olur.

   Ey cemaat-ı müslimin! Türkiyenin belki de bütün dünyanın manevi direkleri sizlersiniz. Çok dikkatli olalım!

   Ayet-i celile de geçen (ve'l bakıyatü'ssalihin) den murat: Namaz,oruç,hac,zekat,tesbih,tahmid,tekbir,tehlil'dir.

   Efendimiz(sallallahu aleyhi ve sellem): "Benim, sühanallahi vel hamdülillahi ve la ilahe ilallahu vallahu ekber, demekliğim bana üzerine güneş doğan herşeyden daha sevgilidir." buyurmuştur.

   Mevla Teala, Suer-i Sebe'de şöyle buyurmaktadır:

   "Siz (manevi derecelerle) huzurumuza yaklaştıracak olan ne mallarınız ne çocuklarınız değildir. Ancak iman edip de, salih amel işleyen (bize yaklaşır), işte bunlar (o kimselerdir ki) yaptıklarına karşılık kendilerine kat kat mükafat vardır. Ve onlar, cennetin yüksek makamlarında emniyet içindedirler." (Ayet:37)

   Cennet kupkuru bir ovadır. Orada yerden kendi kendine çıkan bir yeşil ot dahi yoktur. Bizlerin dünyada iken işlemiş olduğumuz ibadet ve taatlarımız, o ovayı yeşertir. Burada kıldığımız namazların, tuttuğumuz oruçların, söylediğimiz zikirlerin mukabilinde orada bizler için köşkler,saraylar yapılır, ağaçlar dikilir, gilmanlar, huriler hazır edilir.

   Hal böyle iken bazı müslümanlar şu kısacık dünya hayatını ibadet,taat ile geçirecek yere televizyon,video seyrederek ömürlerini beyhude yere harcarlar. Uyarıldıklarında da: "Hoca Efendi ne yapalım bi kere alışmışız" derler.

   Mevla Teala'dan dayak yemediler de o sebepten rahatça böyle söyleyebiliyolar. Dünya fanidir, gelip geçecektir. Bu sebepten Ey insan! Ver kendini baki olan ilme, ibadete, rabıtaya,murakabeye, zikre, rahatlık arama şu dünyada.

   Bu demek değildir geçim için çalışma., Şeriatta eksiklik yapılmadan, faiz yenilmeden, rüşvet alınmadan,amellerde noksanlık yapılmadan rızık kazanmak için çalışmakta ibadettir. Dünya elimizden gidiyor, ahiretide kazanmazsak, iki cami arasında binamaz oluruz.

(Ders ayeti)
  "Dağları yürüteceğimiz şu günü hatırla, hemde sen arzı o gün çırıl çıplak görürsün ve biz onları toplamışız da, hiç kimsyei bırakmamışızdır."

   Önce küçük kıyamet alametleri, sonrada büyük kıyamet alametleri belirdikten sonra, dört büyük melekten biri olan İsrafil(aleyhisselam) Sur adı verilen boruya üflemesiyle dünya hayatı sona erecektir. Dağlar yürütülecek paramparça olacak, yeryüzü şiddetli bir sarsıntı ile sarsılackatır. Bütün varlıklar toz duman haline gelecektir.

  İşte o zaman, şiddetli bir tayfun, bir kasırga bütün varlıkları önüne katıp bir toz bulutu gibi süpürecek, götürecek, yeryüzü çırıl çıplak otsuz, pürüzsüz kalacak, dağ, taş, bina gibi şeylerden eser bile kalmayacaktır.

   Hemde o gün yeryüzü definler,hazineler ve ölülerden içinde ne kadar gizli şeyler varsa, hepsini dışarı atacak onda gizli bir şey kalmayacak, arz böylece bariz ve açık olarak görülecektir.

   Aradan bir zaman geçecek, sonra iinci bir defa Sur'a üfürülecek, ruhlar bedenlerini bulacak, herkes yattığı yerden kalkacak, İsrafil (aleyhisselam) diyecektir ki: "Muhakkak Allah, sizlere toplanıp hesap için mahşere gelmenizi emreder"

   Allah-u Teala, akıllıları, aklısızları, çocukları, melekleri, cinleri, şeytanları ve hayvanları, kısaca göklerde, karada ve denizde ne kadar büyük, küçüük canlı varsa hepsini Arasat meydanında haşredecektir. Haşr meydanına gelecek olan beden ve ruhtur.

 
  
   
   
   
   
   
SOHBETLER
Mahmud Efendi Hazretleri'nin sohbetleri
 
 
 
Cilt:2                           Sohbet:39                           Kehf 46-49

   
   
DEVAMI:
   
   
DÜNYA MALI