Bütün düşmanlarımız islamiyeti yıkmaya çalışıyor.Nasıl yapıyorlar biliyormusunuz.Bir misal vereyim.
Çocukluğumda bir buzağımız vardı.Onu syretmek için rahmetli anamla ahıra inerdim.Bir gün gördüm ki ineğin arka tarafı iki parmak sığacak şekilde delinmiş.Anama: ''Bu ne?'' diye sorduğumda anam: ''oğlum fare deldi'' dedi.Peki ''bu hayvan bunu hissetmedi mi?Bir sinek konsa kuyruğunu sallıyor'' diye sorduğumda anam dediki: ''Oğlum, onu üfleye üfleye uyuşturdu, deldi ve yedi''...
İşte bizi de üfleye üfleye, aramıza sokula sokula böyle uyuşturup deldiler.Haberimiz yok.Çocuklarımıza verilecek en önemli şeyin dünyevi bir rütbe olduğu telkin edildi.Çocuklarımıza, eczacı olursan, mühendis olursan çok para kazanırsın, mersedesin olur, evin olur, herşeye sahip olursun denildi.
Evlerde din, iman kalmamış hala islamiyete bir şey olmaz diyorlar.İşte islamiyet böyle yıkılıyor.Ama bu arada bu kadar kurumuş bir ağaç ve odun gibi olmuş anadan babadan bir filiz doğabiliyor.Yorganı atıyor üstlerinden, kalkın diyor, gece namazı kılın diyor.
Medrese hocalarımız! Ali himmet olalım.''Artık bezdik bu talebelerle uğraşılmaz'' demeyelim.Bakarsınız ummadığınız bir talebe ortalığa islamın nurunu saçar.Mevla'dan ümid kesilmez, gayret edelim.Ne yapalım, din-i mübin-i islamın ne zaman yüzü güldü ki? Garip geldi, garip gidecek.Ama bu arada ''Gariplere müjdeler olsun'' hadisi şerifinin muktezasınca inşallah maksuda ulaşırız.
(Ders ayeti)
''Ey iman etmiş olanlar! Yahudi alimlerinden ve hıristiyan rahiplerinden çoğu insanların mallarını haksız yere yerler ve (insanları) Allah yolundan çevirirler.Ve o kimselerki altını ve gümüşü toplarlar da onları Allah yolunda sarfetmezler.Artık onları acıklı bir azapla müjdele.''
Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyuruyor ki:
'' Beni israil ne yaptı ne yaptıysa, benim ümmetimde aynısını yapacak.''
Bu haber kulaklarımızı çınlatsın.Tek derdimiz din-i mübin-i islamı yaşamak olsun.
Bakın! Yahudi ve hıristiyan alimleri, sadece insanların mallarını haksız sebeplerle yemekle kalmıyorlar, bir de dinsiz ol diyorlar.Yani dünyan da gitsin, ahiretinde...Böyle şey olur mu?
Tefsir diyor ki:
Altına ''zeheb'' dendi.Gidici olduğundan, yani elden gidicidir.
Gümüşe ''fızza'' dendi.Dağılıcı olduğundan.
Altını gümüşü sevmeyelim.Böyle şeylere değer veripte neden Allah'ın (celle celaluh) nazarından düşelim, cehenneme gidelim.Peki ne yapalım? Altınları, gümüşleri Kuran Kurslarında ki masraflara kullanalım.O zaman Mevla Teala bizlere ahiret bilezikleri, altınları verir.
İşte bu ayeti kerime de Mevla böyle buyuruyor:
''(Onlar) cennette altından bileziklerle ve incilerle donanacaklar (bezenecekler) orada giyecekleride ipeklerdir.''(Hac 25)
Yani insan gözünü dünyadan yummalı, ahirete açmalı.İnsan hayatını bu yola vakfetmelidir.Ciddi söylüyorum, caiz değildir.Bir çocuk medresede aç, susuz dururken bileziklerin kollarda şıkır şıkır etmesi doğru değildir.Sandıkta, kasada, bankada yan yatması doğru değildir.Bakın, Rabbimiz bunun cezasını bize haber veriyor:
(Ders ayeti)
''O günde, bu biriktirilen zekatı verilmeyen (biriktirilmiş altın, gümüş, mallar, paralar) altın ve gümüşlerin üstü cehennem ateşinde kızdırılıp onunla alınları, yanları ve arkaları dağlanır.İşte bu kendi şahıslarınız için hazine haline getirdiğinizdir, artık toplayıp biriktirdiğinizin tadını tadınız denilir''
Hanımlar! Zekatı verilmesi gereken gizli şeyleriniz vardır, çıkarın şimdi.Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemaatle namaz kılarken selam verir vermez süratle tesbihlerini çekerek hücre-i saadetlerine gittiler, evlerinde bulunan zaket malını dağıtıp geldiler.Sorulduğunda buyurdular ki:
''Evde zekat malı vardı.Bir an dursa Mevla beni hapseder diye korktum''
Zekat, saati geldimi verilecek.Diyelim Ramazan-ı şerifin 15'inde verdin.Öbür sene 15'i gelince o malın kırkta biri senin olmaktan çıkar.Fakirin hakkıdır artık.Hemen o saat ayrılacak o para.Daha çalıştırılmayacak.Aksi halde malına haram katmış olursun.Maalesef zenginlerimiz böyle vermiyor.
96 gr altın ve onun karşılığı para oldu mu üzerinden de bir sene geçtiyse onun zekatının verilmesi lazımdır.Eğer verilmezse, insan ayet-i kerimede beyan buyurulan cezaya müstehak olur.
Allah-u Teala Hazretleri:'' O gün cehennem ateşinde, o zekatı verilmeyen paralar, demirden levha gibi kızdırılıp alnına, yanına ve sırtına yapıştırılacak'' buyuruyor.
Niçin biliyormusunuz? Zengin olan mal sahibine, bir fakir gelip bir şey istediğinde bu onun hoşuna gitmez ve bunun eseri ilk önce yüzünde görülür.Alnı kırışır, kaşları çatılır sonra ona yanını çevirir ve arkasını döner gider.İşte bundan dolayıdır ki kıyamet gününde azab, bu üç aza (uzuv) da cereyan eder.