SOHBET14
   Mevla Teala müşrik ve sapık kullarını tefekkür edip uyanmaya davet ederek buyuruyor;

   "Hem ölü (kurumuş) arz, (kudretimize ve ölüleri dirilttiğimize delalet eden) bir alamettir onlara; Biz, ona (yağmur sebebiyle) hayat verdik; ondan daneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar."

   Kış mevsiminde ortalık kupkuru olur bahar gelince herteraf yeşerir çiçekler açar. Ya Rabbi! 20.asıra geldik fakat bizler ortalığı yeşillendiremedik, bu gidişle 40. asıra ulaşılsada yine bir şey yapılmayacak.

   Bütün dünya insanları bir araya gelse yerden çıkan küçük bir otun bir benzerini yaratmaya muktedir olamazlar nerde kaldı meyveler, sebzeler yaratacaklar. Böyle olduğu halde bunca mahlukatı yaratan Allah (Celle ve ala) hüner sahibi olarak kabul edilmiyor da, kafirler hüner sahibi olarak görülüyor öyle mi? Edison'un keşfine şaşıyorlar bir defacıkta onu yaratana hayret etseler ya. Hem sonra Edison'un keşfettiği ilimde Allah'ındır. Maalesef okullar da böyle öğretilmiyor. Hatta zikir adamı için "Mantar adam" diyorlar.

   Niyazi Mısri bu gibi adamlara hitaben buyuruyor;
   MISRİYE SÖVSÜN OL AĞIZ
   ALLAH DEMEK BİLMEZ OLA

   Allah demek bilmeyen adamların sövmesine bakılmaz. Şeriatı yaşamayan ölüdür.

   Piyes, tiyatro muteber olsa idi Resulullah (sallallu aleyhi ve sellem) bilir miydi, bilmez miydi? İhtiyaç olsaydı o zaman olurdu, duyulurdu. Bunu Resullah (sallallahu aleyhi ve sellem) , Hulafa-i Raşidin (Rıdvaullahi Teala aleyhim ecmein) yapmadı sana ne oluyor? Bu zatlar ne zahmetler çektiler din bize ulaşsın diye, bizde uğraşalım. Kur'an'dan bir harf okumak yasak idi, sizler medrese açtınız okutuyorsunuz bunun şükrü piyes yapmakmıdır? Mevla görüyor. O'na kul olalım. O'na dayanalım.

   Davası İslam olanlar benim kerdeşimdir bende onların kardeşiyim. Çalışmalarınıza çok seviniyorum fakat piyes, tiyatro sözlerini duyunca çok üzülüyorum, kırılıyorum. Bu üzüntülere sebep olmak size yakışır mı?

   Bir de bazı düğünleriniz İslama uygun olmayabiliyor. Avrupalıların gelinlikleri gibi elbiseler giyiliyor, düğünler salonlarda yapılıyor, çalgılar çalınıyor, oyunlar oynanıyor.

   Anlatıla gelen bir hikaye vardır; şahsın biri kedisini eğitir ona mum tutmayı öğretir. Bir gün yemeğe misafirleri davet eder.
Onun kedisini eğittiğinii bilen birisi kibirit kutusu içerisine saklamış olduğu fareyi yemek esnasında kediye gösterir. Kedi fareyi görünce onu yakalamak içi atılır her taraf birbirine karışır. İşte düğün meselesi ortaya çıkınca sizlerde farenin üstüne atlayan kedi gibi oluyorsunuz.

   Peygamber Efendimiz (sallallhu aleyhi ve sellem) hasır üzerinde yatıyodu. Başının altında da içinde hurma lifi bulunan bir yastık vardı. Hazreti Ömer (Radıyallu anh) bir gün gelip bu hali görünce ağlamaya başladı. Efendimiz "Seni ağlatan nedir ya Ömer!" diye sorunca
Hazreti Ömer (Radıyallu anh); "Acemistanın hükümdarı Kisra, Rum imparatoru Kayser zevki sefada yaşıyorlar. Sen Allah'ın habibi ise bu haldesin bundan sebep ağlıyorum" deyince Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)  "Dünya onların, ahiret bizim olsun razı olmaz mısın Ya Ömer?" buyurdu.

   Bu anlatılanlardan ders almamız lazımdır. Dünyanın bütünü toptan size verilse de yine ona rağbet etmeyin çünkü sonu var.

   Bir şahıs ahirette kiminle beraber olacağını görmek istedi. Allah'a yalvardı. Ona manada denildi ki: "O kimse Küfe'de falanca yerde bulunan bir hanımdır." Bu habere sevindi bunun üzerine gidip hanımı buldu, merada koyun otlatıyordu. Bir tarafda koyunlar otluyor diğer bir tarafta kendi namaz kılıyordu. Koyunlar ile kurtlar aynı mekanda idiler. Birbirlerine hiç saldırmıyorlardı.

  Kadın bir şahsın yaklaştığını hissedince namazını kısalttı selam verdi: "Vaad burada değil, ahirette şimdi niye geldin?" dedi o kişi şaşırark beni nasıl bildin deyince, kadın:

   Resulullah (sallallhu aleyhi ve sellem): "Ruhlar, toplu ordulardır. Onlardan (ezelde, Allah yolunda) birbiriyle tanışanlar iltifat eder (anlaşır. Allah uğrunda ) tanışmayanlar ise ihtilaf eder (dünyada zıtlaşır) lar" buyurdu. (Buhari, Enbiya:2) işte bu hadis-i Şerif in muktezasınca seni tanıdım" dedi.

   Yüce Allah'ın bu dünyada böyle kulları da vardır.
 
SOHBET SONU
MISRIYE SÖVSÜN OL AĞIZ,
ALLAH DEMEK BİLMEZ OLA
ANA SAYFA  SOHBETLER
Bismillahirrahmanirrahim