(Ders Ayeti)
''Rabbinizden size indirilen (Kuran'ı Kerim)e tabi olun (uyun) ve ondan (Allah'dan) başkalarını veliler (dostlar) edinip de kendilerine uymayın. Ne kadar az düşünüyor (az öğüt tutuyor) sunuz.''
Ayet-i Celilede kainatı yoktan var eden sevgili Rabbimiz tarafından indirilen, dünyevi-uhrevi muhtaç olduğumuz her şeyi kazandırmaya vesile olan bu büyük kitaba uyup, ondan başka hiçbir şeye tabi olmamamız bize emrolunuyor. O halde çok dikkat edelim. Yüce Rabbimiz ahir zaman peygamberi Muhammed (Aleyhisselam) vasıtasıyla Kuran'ı Azimüşşan'ın bütün inceliklerini bizlere beyan etmiştir. Buna uyacağız. Amel edeceğimiz kitap bu kitaptır. Seveceğimiz, bu kitabı indiren Allah-u Teala ve onun dostlarıdır. O halde Mevla ile alakası olmayan kimseleri dost edinmeyelim.Onlar kendilerini kurtaramıyorlar. Sana ne karları olabilir?
Ya Erhamerrahimin! Bizi kendi başımıza bırakma. Elimizden tut. Vazifelerimizi hakkıyla yaptır.Sevmediğin işlerden uzak eyle.Amin!..
Dışı kıpkırmızı elma ama içi kurt dolu. Görünüşte müslüman ama içi müslüman değil. Böyle olmaya kim razıdır? Önümüzde ahiret vardır, Cennet vardır.
Ben kısa konuşayım, siz uzun anlayın. Hep Avrupa'nın ahlaktan mahrum olan gençlerine benzemeye çalışıyorsunuz. Eğer bilseydiniz kimlere benzemeye çalıştığınızı kendinizden nefret ederdiniz. Bu ayette büyük mana vardır. Dostumuzu düşmanımızı iyi bilelim.
DOST DÜŞMAN KURAN İLE BİLİNİR
Mevla Teala buyuruyor:
''Zulmeden kimselere meyletmeyiniz, yoksa size ateş dokunur. Sizin için Allah'tan başka dostlar yoktur. Sonra yardım olunmazsınız.''(Hud 113)
Unuttunuz mu? Yunanlılar İzmir'den defolup giderken kadınlarımıza neler etti? Neden? Çünkü anlara benzemek istedik. Allah'da o kâfirleri bizlere musallat etti. İnsan kendi başına bu kadar felaketi getirir mi?
Rabbul Âlemin bu tenbihleri verdikten sonra, bu tanbihleri yerine getirmeyenlerin akıbetlerini beyanla bize bildiriyor:
(Ders Ayeti)
''Biz nice memleketler ahalisini helak ettik ki onlara azabı mız gece yatarlarken yahut gündüz istirahatında iken gelmişti''
1938 Erzincan zelzelesinde ben memleketim Trabzon'da idim. Köylerin evlerini biliyorsunuz ağaçtandır. O gün dışarıda kar da vardı. Yer öyle bir sallandı ki, anam beşiği kaptığı gibi dışarı fırladı. Babam ise yatağında yata kalmıştı.
Koca Erzincan gitti. Bu faciaya hangimiz dayanabiliriz. Hangi zevktir ki bu kadar büyük bir felaketi bize küçük gösteriyor. Ah bu nefsi emmare var ya, hep onun yanlışlıklarından, sabırsızlığından bu musibetler başımıza geliyor.
Bununla beraber biz Erzincanlıları zemmetmiş olmadık. Ancak bütün kullar bundan ders alsın diye anlattık. Yoksa sadece Erzincan değil bütün şehirler yıkılmaklık. Cenab-ı Hak bazı dostları sebebiyle yıkmıyor.
Bu ayeti celilede Rabbimiz bütün insanları uyanışa davet ediyor. Nice karyeler ahalisini beklemedikleri anda gece uyurlarken veya gündüz istirahat ederlerken yakaladık buyuruyor.
Onlara neden bu azap geldi? Kendilerine Rableri tarafından indirilen kitabın tarafına bakmadıklarından böyle bir azaba uğradılar.
(Ders Ayeti)
''Onlara azabımız geldiği vakitte onların sözleri ''Muhakkak biz zulmedicilerden olduk'' demekten başka olmamıştır''
Bela geldikten sonra: ''Zalim olduk'' demenin faydası yok. Bela gelmeden evvel ''Zulme kaydık, hidayet yoluna gidelim, bu zulüm bizim başımıza çok felaketler getirebilir'' diyerek uslanalım, edeplenelim, amel-i salihe devam edelim.
Mevla'nın sevmediği işlerden vazgeçelim. Kulaklarımızı haram dinlemekten, ellerimizi haram tutmaktan, kalplerimizi haram düşünmekten sakındıralım, hepsi Mevlamızın malıdır. Ahirette lehimize şahitlik yapacaklardır.
Şu ayeti kerimeler bize bu manzarayı anlatmaktadır:
''Ne zaman ki onlar (Allah'ın düşmanları) mahşer yerine gelirler, kulakları, gözleri ve derileri (dünyadayken) ne işlemiş olduklarına dair şehadette bulunur.''(Fussilet 20)
''Ve derilerine derler ki:'Niçin bizim aleyhimize şehadet ettiniz''.(onlar da cevap olarak) derler ki:'her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu (şahitlik etmemek bizim elimizde mi?) (Fussilet 20)
Şu ayeti kerime de bu manayı teyid eder:
''O gün onların ağızları üzerine mühür basarız. Elleri bizimle konuşur ve neler kazanır olduklarına dair ayakları şehadette bulunur.''(Yasin 65)
İşlenilen günahları o kişinin elleri haber verir. Ayakları da dünyada kazanmış oldukları günahlara şehadet eder. Ne büyük muhakemeler var, ne acayip işler var. Kuran-ı Kerim'i sevenlere birşey yok, onlara sevinç var, sürur var.