Arifan Dergisi’nin Haziran 2010 sayısının konuğu; Cübbeli Hocamıza ‘Cübbeli’ lakabını veren, hayatını Efendi Hazretlerinin hizmetine adamış Fahri Efendi idi.

Bu yola dönüş yaptıktan sonra değişen kılık kıyafeti, saç sakal tarzı ve düşüncesi nedeniyle eşi ile yaşadığı sorunlar sonucunda boşanan Fahri Efendi ilk önceleri çok tepki aldığını ama yılmadığını ve mücadele ettiğini söylüyor. Sağ sol çatışmalarının olduğu o dönemde yollarda maruz  kaldığı hakaret, taşlı sopalı saldırılara varan tavırlarda onu yıldırmamış.
Kasımpaşa gibi uzun bir yoldan, kar-kış demeden gelerek İsmailağa’daki talebeleri kaldıran Fahri Efendi, Hacı Dursun Efendi’nin, Efendi Hazretleri’ne söylediği: ”Bunun kıymetini bil” iltifatınada mazhar olmuş.

Efendi Hazretleri’nin:”Fahri Efendi bu gidişle seni kaybedeceğiz, sen bu tarafa taşın” buyurması üzerine İsmailağa’ya taşınıyor ve bir terzi dükkanı açıyor. Şalvar cübbe diktiği terzi dkkanında bir taraftan da Kuran dersi veriyordu. Ders alanlardan birisi de küçük Ahmetti. Fahri Efendi, küçük Ahmed’i bakın nasıl anlatıyor:
(…)
Terzi dükkânına rahleler filan koymuştuk, sekiz on tane kadar talebem vardı, onları devamlı orada okuturduk. O zaman böyle Kuran kursu, medreseler pek yoktu.

O zaman Cübbeli Hocamız henüz 6 yaşlarındaydı. Elif cüzünden başladık, Kuran harflerini öğrendi, sonra Kuran’a geçti ve güzelce Kuran okumaya başladı. Benden okuduğu ilim budur.

İşte o terzi dükkânında talebeleri okutuyorum. Adapazar’lı İhsan Efendi’nin oğlu vardı Ahmed isminde, Doktor Hikmet bey vardı, onun oğlunun adı da Ahmet idi. Bir de Cübbeli Ahmed Hocamız vardı, onun ismi de Ahmed.
Ben ona bir cübbe dikmiştim. Zaten o yaşlarda cübbeye sarığa merakı vardı. Cübbesini de hiç çıkarmazdı. Onunla gider gelirdi. Talebeler içinde Ahmed imside çok olunca, karışıklık olmasın diye ona ‘Cübbeli Ahmed’ dedim. Ve o günden beri bu lakap devam etti. Hatta ‘Cübbeli’ lakabı ismini geçti. Yani ismiyle söylesen belki tanımayan çıkar ama ‘Cübbeli Hoca’ deyince tanımayan yok.

Daha o yaşlarda o kadar İslamiyete merakı vardı ki, yaşlı adamlarla sohbet etmeyi, onlarla birlikte bir şeyler yapmayı çok severdi. Sanki büyümüşte küçülmüş. Öyle ya neticede çocuk yani oynamak ister, gezmek, tozmak, hoplamak, zıplamak ister. Yok, hep büyük yaşlı insanlarla oturayım kalkayım, onların sohbetlerini dinleyeyim, yanlarında durayım, bunlar hoşuna giderdi. Hiç onlardan daralmaz, sıkılmaz, ayrılmazdı. Böyle bir meziyeti vardı.

Ondan sonra yavaş yavaş sohbetlere başladı. Sultanselim’e götürüyorlardı, başka camilere götürüyorlardı vaaz etmesi için. O zaman 8 yaşlarında ya vardı ya yoktu. Yani çok küçük yaşlarda kürsülere çıktı.

”ONUN İLMİ ALLAH VERGİSİDİR”
O yaşlarda henüz tam olarak ilim alamadığına göre, anlattıklarını nereden öğreniyordu?

O hep büyüklerle oturup kalkar onları dinlerdi. Efendi Hazretlerinin Hırka-ı Şerifte de Çarşamba günleri sohbetleri vardı. Onu da hep yanında götürür, getirirdi. Dolayısıyla Efendi Hazretleri’nin sohbetlerini dinliyordu. Çok zekiydi, demek bunları çok iyi kavrıyordu. Hem zaten Efendi Hazretleri ”Bu ilim Allah vergisidir.” Buyururdu. ”Onun ilmi Allah vergisi” derdi. Onu çok takdir ederdi Elhamdülillah.

ÇOK KOŞAN ÇABUK YORULUR
Peki, Cübbeli Hocamızın bugünkü faaliyetleri hakkında ne diyorsunuz?

Maşallah çok başarılı. Fakat şuna üzülüyorum, çok rahatsızlıkları olduğu halde kendisi helak edecek derecede koşturuyor.  Hâlbuki çok koşan çabuk yorulur. Oysa bu hizmetlerin devamı lazım. Hani Allah korusun, şayet bir şey olsa bu kadar faaliyetler söner gider yani. Birkaç kere kendisine de tembih ettim, kendini böyle helak etme diye. Mübarek git gide açılıyor, git gide açılıyor.

Efendi Hazretleri 24 saatte 48 saat hizmet ederdi. Mesela, böyle rahat rahat yemeğimi yiyeyim, şöyle bir rahat edeyim demezdi. Doktorlar (Efendi Hazretleri hakkında) ne diyor: ”üzerinde üçyüz senelik yorgunluk var” diyorlar. Cübbeli hocamız da aynı öyle.

www.ismailaga.info

Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !

BENZER YAZILAR:

  1. ALLAH DOSTLARINI MEVLANA’DAN DİNLEYİN
  2. CÜBBELİ AHMET HOCA KİMDİR?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*