Efendi Hazretlerimizin bir gurup hocaya rabıtayı anlattığı çok özel sohbetini siz kardeşlerimizin istifadesine sunuyoruz. İşte o Sohbette anlatılan rabıtanın 3 şekli:

   Bu tarikatta iki şeyle ilerlenir. Biri rabıtayı şerife, diğeri de zikirdir. Rabıta illa lazımdır. Rabıta üç türlüdür.

   Birincisi ayna rabıtasıdır. Gözünü yumup hayale getirmek. Şeyh Efendi (Hacı Ali Haydar Kuddise Sirrahu) ders verirken buyururlardı ki: “Oğlum! Anneni tanıyor musun? Evet. Gözünü yumsan kaşı, gözü, yüzü, boyu vs. hayaline gelir mi? Gelir. İşte rabıta ettiğin zatı da öyle hayal edeceksin, ne niyetle?
   Bu zat benim Allah’ımın aynasıdır niyetiyle. Allah’ımın cemali, nuru şeyhime parlıyor, O’ndan da benim kalbime parlıyor ve oradan da her zerreme yayılıyor, Allahım ile O’nun arasında perde yok diye hayal edeceksin.

   Maksudum bizzat var (ulaşmak istediğim maksat), bir de maksudum bil vasıta (maksata ulaştıracak vasıta)
   Maksudum bizzat Allah’u Teala’dır. Maksudum bil vasıta ise şeyhtir. Maksudumuz Allah’u Teala’dır. Şeyhin ise o maksuda vasıtadır. Vasıta başka, asıl başkadır. Bizim aradığımız Allah’u Teala’dır. Rabıta ise onun yoludur.

   Niyazi Hazretleri bir beytinde diyor ki:
   Tarıki rabıta aslı usuldür
   O dahi baisi seyri vusuldür
   Sakın terkeyleme o sulü paki
   Anınla varlığın bulsun helaki

   Mürşid bir aynadır. Kalbinin gözüyle rabıta ettiğin kimseye bakıyorsun. Şeyh maksut değildir, maksut o aynadan görülendir. Güneşe tutulan aynaya bakan güneşi tam gördüğü gibi Mevla’ya tutulan aynaya bakan da Mevla’yı görür gibi olur.

   Niçin görür gibi olur diyoruz? Güneş maddidir tam gözükür, Mevla Teala manevi olduğu için tam gözükmez, gözükür gibi olur, bir de dünyanın Allah’u Teala’yı göstermeye kabiliyeti yoktur. Dünyada Allah’u Teâlâ’yı görmek yok, görür gibi olmak var. İmam-ı Rabbani Hazretleri buyuruyor ki: “Ru’yet rüst, kerru’ye hest” Allah’u Teâlâ’yı görmek yok, görür gibi olmak var.
   Bu daha ileride anlaşılır. Rabıta ettiğin vakit: “Ya Rabbi! Bu aynadan sana bakıyorum, her ne kadar seni göremiyorsam da bu aynanın karşısında ancak sen varsın ve sana Allah-Allah diyorum diyeceksin.

   Rabıtanın ikinci şekli; Alın alına kalp kalbe karşı. Yani senin ruhunun alnı mürşidin ruhunun alnına dayanmış ve senin kalp kovan onun kalp çeşmesinin altına konulmuş, Mevla’nın nuru feyzi şeyhinin kalp çeşmesinden senin kalp kovana aktığını hayal edeceksin. Efendi Babam rabıtanın ikinci şekline çok müessir (tesir edici)dir derdi.

   Rabıtanın üçüncü şekli; tezekkür-ü mevt (ölümü evvelinden sonuna kadar hayal etmektir). Şöyle ki, sure-i şerifleri okuyup rabıtaları bitirdikten sonra sanki sana ağır bir hastalık çöktü, duyan geldi, eve insan yığıldı. Kimi sana okuyor, kimi ilaç yapıyor, kimi de ağlıyor. Sen ise can çekişiyorsun, bir de canın çıktı. Cenaze yıkayanlar gelip seni soydular, yıkadılar, kefene sardılar, tabuta koydular musallaya getirip cenaze namazını kıldılar ve seni kabre koydular. Sen ise kabirde yalnızsın ve kendi kendine soruyorsun: “Ben neredeyim?” Yine kendin cevap veriyorsun: “mezardayım” Mezarda olan dünyaya dönmez, ya burada oturan kim? Burada oturan şeyhtir, diyorsun. Şeyhin senin yerinde sen ise mezardasın yani sen hayalen şeyh oluyorsun, şeyhe ne feyiz dökülüyorsa sana da o feyiz dökülüyor.

İşte o feyiz dersi kolaylaştırıyor hatta dünya işlerini bile kolaylaştırıyor. O nur, vurduğu yeri ıslah ediyor ve Allah’u Teâlâ’yı görür gibi yapıyor. Bize bu lazım ama millet bundan gafil. Âli himmetli olalım. Allah (Celle Celaluhu) ali himmetlileri sever.

   Üç türlü rabıta dedik, bu rabıtaların üçü bir arada olmaz. İkisi de bir arada olmaz, bir tanesi ile olacak. Bu gün biriyle, yarında diğeriyle rabıta yapabilirsin, devamlı bir tanesi ile de yapabilirsin.

EFENDİ HAZRETLERİNİN RABITA HAKKINDA SÖZLERİNDEN
   Rabıtasız çalışmak, eve bacadan girmeye benzer, baca duman çıkarmak için yapıldı, girmek için yapılmadı.

   Dosdoğru yol var iken sen rabıtasız yoldan sağlam olmayan yoldan gitmiş oluyorsun.

   Rabıta-ı Şerife Nakşi tarikatında büyük temeldir.

   Sen dünyanın bir ucunda olsan, şeyhin de bir ucunda olsa rabıta edince beraber oluyorsun.

   İnsan her gün tarikat dersine çalışırsa Allah (Celle Celaluhu) ona bir kolaylık verir ve elinden tutar.

  Not: Efendi hazretlerimizin “Tarikat dersi nasıl yapılmalı” adlı, tarikat derslerinin nasıl yapılması gerektiğini anlatan çok özel sohbetini de ileriki günlerde yayınlayacağız inşallah. Takipte kalın!

www.ismailaga.info

Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !

BENZER YAZILAR:

  1. RABITANIN ŞART VE EDEPLERİ
  2. RABITA KELİMESİ VE YAPILAN TARİFLER
  3. Rabıta hakkında detaylı açıklama
  4. TASAVVUF VE RABITA NEDİR?
  5. Mahmud Efendi Hazretleri hakkında duymadıklarınız -2
  6. EFENDİ HAZRETLERİ’NİN SAĞLIĞI – HERKES ŞAŞTI KALDI

4 Comments

  • Ahmet Şen diyor ki:

    Allahu Teala Razı Olsun. Tarikat Derslerimizle ilgili daha çok yazı yayınlarsanız çok güzel olur muhterem.

  • Selman diyor ki:

    ALLAH razı olsun, hayranlıkla ve ilgiyle okudum, öğrendiğim ise çok iyi oldu, yazının devamını bekleyeceğim…

  • emrah diyor ki:

    allahhhhhhhhhhhhhhhh sizden razı olsun bunları bilmeyen kişilere açıklayınızzzzzzzz,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*


*